 Kimilerine göre B segmenti, kimilerine göre B sınıfı. En basit ifade ile küçük sınıf. Aslında önemi de yok nasıl adlandırıldığının. Çok daha önemli olan küçük sınıfın diğer sınıflara oranla tercih önceliğine sahip olması. Bunu birçok nedene bağlamak olası. Bir kere küçük sınıf satın alma maliyeti bakımından çok daha kolay ulaşılabilir durumda. Üstelik küçük dediğime bakmayın iki çocuklu bir aileyi de rahat ettirecek kadar büyük. Her geçen gün daha da yoğunlaşan kent yaşamında çok daha kolay ayak uyduran küçük sınıf yakıt tüketimi ve bakım giderinin yanı sıra yıllık motorlu taşıtlar vergisi gibi konular da da sahibinin belini bükmüyor. Bütün bunlar ise tercih önceliği kazandırıyor küçük sınıfa. Ülkemizde de her geçen gün güçlenen küçük sınıf binek otomobil pazarından hatırı sayılır bir pay almış durumda. Türkiye’de satılan her 100 otomobilden 46’sı küçük sınıftan tercih ediliyor. An-cak göz ardı edilmemesi gereken bir başka gerçek daha var, o da Türkiye’nin hali hazırda bir sedan cenneti olduğu; binek otomobil pazarındaki sedanların payı %54 iken, hatchback araçlar pazardan %33 pay alıyor. sınıfının önemli temsilcileri Sedanların önemli olduğu kesin, ancak küçük sınıfın hatchback temsilcileri de ciddi bir rekabet içerisinde. Üstelik bu sınıf oldukça geniş bir yelpazeye yayılmış durumda. Fiat Grande Punto’dan platform kuzeni Opel Corsa’ya, Citroen C3’ten Dacia Sandero’ya kadar oldukça geniş bir yelpaze söz konusu. Sayfalarımıza konuk olan üçlü de bu sınıfta yer alıyor. Üstelik bu sınıfta ayrıcalıklı oldukları da kesin. Her birinin de ön plana çıkan bir özelliği var. |